16 Ağustos 2018 Perşembe

Sonbaharda Yapraklar Neden Renk Değiştirir?



Sonbahar mevsiminin en belirgin özelliklerinden biri doğadaki renk cümbüşüdür. Ağaçların yaprakları yeşilden parlak sarıya, turuncuya, kırmızıya ve kahverengiye doğru renk değiştirir. 
Ağaçlar da tıpkı bazı hayvanlar gibi ilkbahar ve yaz aylarında bünyelerinde enerji ve besin maddesi depolar ve kış aylarında dinlenme sürecine geçerler. İlkbahar ve yaz aylarında bitkiler ve ağaçlar güneş ışığını fotosentez yaparak enerjiye dönüştürür. 
Bütün bitkilerin yapısında, renk veren çeşitli pigmentler bulunur. Yapraklara yeşil rengi veren klorofil pigmenti fotosentezin gerçekleşmesini sağlayan kimyasal bir bileşendir. Ancak, sonbahar ve kış aylarında fotosentezin gerçekleşmesi için yeterli ışık ve su bulunmadığından yapraklardaki klorofil seviyesi azalır ve diğer renk pigmentleri açığa çıkmaya başlar.
 Bunlar; yapraklara sarı rengi veren ksantofil, turuncu rengi veren karotin ve kırmızı rengi veren antosiyanindir. Bütün bu renk pigmentleri tüm yapraklarda sürekli bulunmasına rağmen yeşil rengi veren klorofil baskın durumda olduğu için yapraklar yeşil renktedir ve diğer pigmentler maskelenmiş durumdadır.
 Havaların soğumasıyla birlikte yaprak içerisindeki klorofiller azalmaya başlayınca, karotinlerin parlak turuncu ve sarı renkleri; daha sonra da yapraklardaki fosfat miktarı azaldıkça antosiyaninlerin kırmızı ve eflatun renkleri yapraklarda hâkim olur. 
Sonbahar renkleri temel olarak sarı ve kırmızıdan oluşur. Sonbaharın ilerleyen günlerinde bazı sarı yapraklar kahverengiye dönüşür. Bu renk değişiminin ardından ağaçlardaki yaprakların tümü en kısa zamanda dökülür.

5 Ağustos 2018 Pazar

HAYVANLAR YAŞLANINCA NEDEN TÜYLERİ BEYAZLAMIYOR?



Hayvanlar yaşlanınca neden tüyleri beyazlamıyor?

Aslında bazı hayvanlar aynı bizler gibi yaşlandıkça beyaz saçlara sahip olmaya başlıyor.
Örneğin goril türleri arasında kafasını kaplayan tüylerin tamamen beyazlayabildiği alfa erkekler mevcut.

Saçlarımız beyazlıyor çünkü foliküler pigment üretme yeteneklerini zamanla yitiriyor.
Köpekler, kediler ve atların da tüyleri yaşlandıkça renk kaybedebilir.

Ama her bir tür, renk pigmentlerini farklı şekillerde ürettiği için bu süreç hepsinde bizdeki gibi gelişmiyor.

YILDIZLAR GERÇEKTEN KAYAR MI ?


Yıldız Nedir?

Yıldız, kendiliğinden ışık, ısı ve elektromanyetik radyasyon yayan çok sayıda büyük gök cisimleridir. Şehirden uzak yerlerde gökyüzü daha açık olacağı için yıldızlar daha net görülür. Çıplak gözle görülebilen 6 bin civarında yıldız vardır.

Yıldızlar Neden Parlar?

Bizimle iletişim kurar gibi yanıp sönen yıldızların parlamasının sebebi çekirdeklerinde meydana gelen füzyon tepkimesinde açığa çıkan enerjinin yıldızdan geçtikten sonra dış uzaya radyasyon ile yayılmasıdır.

Yıldız Kayması Değil, Meteor Yağmuru

Parlayan yıldızları izlerken kimi zaman gökyüzünden sanki yeryüzüne doğru kaydıklarını görürüz. Oysa astronomi biliminde yıldız kayması diye bir olay yoktur. Bizim yıldız kayması olarak adlandırdığımız şey aslında meteor yağmurudur. 

Peki, meteor nedir? Meteor olarak adlandırdığımız cisimler, uzayda dolaşan kuyruklu yıldızların yüzeylerinden kopan parçacıklardır. 

Bu parçacıklar, dünyanın çekim alanına girerek atmosferimize girmiş olurlar.Peki, bizim yıldız kayması olarak bildiğimiz meteorlardan yeryüzüne ne kadar düşer?

Bilinen çalışmaların sonucuna göre yeryüzüne yılda birkaç bin göktaşı (meteor) düşer. Meteor yağmuru olarak adlandırılan olaylarda ise yeryüzüne düşen meteor sayısı yükselir. 

Dünya, güneş etrafındaki yörüngesini bir yılda tamamladığı için her yıl aynı zamanda meteor yağmurları görülür. Bu durum, kuyruklu yıldızın yörüngesine de bağlıdır.

 Dünya her 33 yılda bir Leonids adlı meteor kuşağına girer. Aslan Yağmuru olarak bilinen Leonids şöleninde atmosfere binlerce meteor girer ve doyumsuz bir seyir oluşturur.

DİNOZORLARIN NESLİ NEDEN TÜKENDİ ?



Dinozorların yaklaşık 65 milyon yıl önce Meksika’ya düşen dev meteor nedeniyle yeryüzünden silindiği teorisine gölge düştü.

ABD’nin Oregon Üniversitesi’nden George Poinar’ın ortaya attığı, dinozorların neslinin tükenmesinin asıl nedeninin böcek ısırıkları olabileceği fikri bilim dünyasını karıştıracağa benziyor.

Şu ana kadar ortaya konulmuş en yaygın teori 65 miyon yıl önce göktaşı veya kuyruklu bir yıldız dünyamıza çarpış ve çarpışmadan sonra meydana gelen toz kütlesi dünyamızı çepeçevre sarmıştı.

Bunun sonucunda güneş ışınları yıllarca ulaşamadı ve dinazorlar bu yüzden öldüler.Bazı bilim adamları ayrıca şunu ileri sürüyorlar: dünyayı saran gaz kütlesi ortadan kalktıktan sonra sera gazları açığa çıkıyor ve dünya ılıman bir iklime kavuşuyor. Dünyayı saran bu çeşitli gazlar ekolojik dengeyi ve beslenme zincirini bozmuştu.

 Neden o zaman sadece dinozorlar yok oldu? Diğer hayvan türleri günümüze kadar nasıl ulaştı?

İşte bu soruların cevabı hala bulunmuş değil. Ayrıca bazı bilim adamları da dünyaya çarpmış olduğu varsayılan göktaşları veya kuyruklu yıldızın yaratmış olduğu etkiden hiçbir canlının kurtulamayacağını iddia ediyorlar.

YUNUSLAR DENİZİN İÇİNDE BOĞULMADAN NASIL UYURLAR ?



İnsanlar ve tüm diğer kara memelileri, uyurken kısmi bilinçli ya da tamamen bilinçsiz oluyorlar. Uyurken, kendi kendimize kontrol edebildiğimiz istemli kasların kapanmış olması ve algıların askıya alınması memeliler için çok önemli. Eğer öyle olmasaydı, sürekli kendimize zarar vermiş olarak uyanır ya da algılarımızın çalışıyor olması nedeniyle hiç uyuyamazdık.

Yunuslar da memeli canlılar grubundalar. Ama uyku mekanizmaları daha farklı işliyor. Deniz memelileri “tek yarımküresel yavaş dalga uyku” denilen farklı bir formda uyuyorlar. Bir başka deyişle; beyinlerinin yarısı uyanık ve alarmdayken, diğer yarımküresi derin bir uykuda oluyor.

 Beyinlerinin hangi kısmı kapalı ve uykudaysa, aksi yöndeki gözlerini kapatıyorlar. Bu esnada beynin diğer yarısı çevrede neler olup bittiğini izlemeye ve nefesi düzenlemeye devam ediyor. Bazen tamamen hareketsiz kalıp suyun yüzeyine doğru sürüklenseler de genelde yüzmeye devam ediyorlar.  

Yunus parkları gibi kısıtlanmış bir alanda alıkonulduklarında ise suyun dibinde, hiç hareket etmeden uyumayı tercih ediyorlar.
Yunuslar, 24 saat içinde birer kere olacak şekilde beyinlerinin her iki yarısını toplamda 4 saatlik bir uykuya alıyorlar.

 Bu şekilde uyuyor olmalarının en büyük sebebiyse; diğer memelilerden farklı olarak, nefeslerini tamamen bilinçli bir düzeyde kontrol ediyor oluşları. Ayrıca vücut ısılarını sabit tutabilmek için yüzmeye devam etmek zorunda olduklarından, beyinlerinin kasları yönetecek kadar uyanık olması gerek.

HAFIZA KAYBI YAŞAYAN İNSANLAR YÜRÜMEYİ VE KONUŞMAYI NEDEN UNUTMAZLAR ?



  Bazı talihsiz yakınlarımızın da yaşamış olabileceği, ama genelde filmlerdeki karakterlerde gördüğümüz hafıza kaybı sadece anıları etkiler.

Beynimizin çok karmaşık bir yapısı vardır. Görme, konuşma, duyma gibi duyularımızın her biri beynimizin farklı bölümleri tarafından kontrol edilir.

Bununla birlikte yürüme, konuşma,bisiklete binme gibi sonradan öğrendiğimiz ama bir daha untamadığımız ve düşünmeden rahatlıkla yapabildiğimiz işlerin kayıtlara beynin iç kısımlarında, derinlerde bulunur.

Hatıralarımız ise beynimizin 'korteks' ismi verilen dış kısmında tutulmaktadır. Bir kişi başına sert bir darbe alır, bir kaza geçirerek beyninin darbelere karşı hassas olan korteks bölümü zarar görürse hafıza kaybı yaşayabilir.

Bu durumda beyninin iç kısımlarına zarar gelmediği için bu bölümler tarafından kontrol edilen hiçbir duygu ve bilgi yok olamaz.

3 Ağustos 2018 Cuma

Köpekler Neden Ulur?



Köpekler normalde sıklıkla havlarlar. Evlerde beslenen ya da sokakta yaşayan birçok köpek benzer şekillerde havlar.

Ancak nadiren kurt gibi uludukları da duyulur. Köpeklerin Ulumasını bir kaç sebebi vardır.

Bunlardan biri yalnızlıktır, bir köpek eğer başka köpekleri çağırmak ve yalnızlıktan kurtulmak istiyorsa uluyabilir.

Bunun dışında, sıkılan bir köpegin ulumasıda mümkündür, diğer köperlerle oyun oynamak için yaptıkları bir çağrı olabilir.

İnsanları ilgilendiren bir başka köpek uluması ise çök önemlidir.

Köpekler Bizden Çok Daha üstün olan sezgileri sayesinde, bir depremi gerçekleşmeden bir süre önce hissedebilirler.

Bu durum onlarda bir tedirginlik yaratır ve etraflarını uyarma ihtiyacı doğurur.

Gecenin bir vakti durduk yere ulumaya başlayan bir köpek grubu, kısa süre sonra olacak olan bir depremi haber verebilir. bu sebepledir ki bir köpek uluması duyduğunuz zaman dikkate alın.